Film, görsel korku ögelerinin yanı sıra izleyiciyi psikolojik olarak yıpratan olağanüstü bir ses tasarımına sahip. Karavanın sacına vuran yağmur damlaları, motorun hırıltısı ve aniden arkadan gelen ne idüğü belirsiz nefes sesleri, klostrofobik etkiyi en üst perdeye taşıyor. Karakterlerin dar alandaki nefes alışverişleri bile bir gerilim unsuruna dönüşürken, Christopher Young’ın tekinsiz melodilerle bezeli müzikleri bu işitsel kabusu kusursuzca tamamlıyor.