Baskıcı bir ahlak yapısının ve bireysel özgürlüğün sınırlarının sorgulandığı yapımda, dünyaya tamamen yabancılaşmış bir adamın dramı anlatılıyor. Annesinin cenazesinden, sevgilisinin evlilik teklifine kadar her şeye aynı mesafeden bakan Meursault, trajik bir kaza gibi gerçekleşen cinayetin ardından köşeye sıkışıyor. Mahkeme heyeti, suçun teknik detaylarından ziyade sanığın toplumsal kurallara ve inançlara karşı takındığı bu kayıtsızlığı cezalandırmayı seçiyor.