Filmin son çeyreğinde yaşanan büyük bir tıbbi hata vakası ve eş zamanlı gelişen vicdani hesaplaşmalar, anlatının temposu adeta zirveye ulaştırıyor. Ollie, hem mesleki geleceğini kurtarmak hem de aşık olduğu kadını bu kaotik dünyadan uzak tutabilmek için hayatının en zor kararını vermek zorunda kalır. Soğukkanlılığın ve fedakarlığın sınırlarının sonuna kadar zorlandığı bu sahneler, izleyicide çok güçlü bir adrenalin patlaması ve etik sorgulama yaratıyor. Kötülüğün mutlak bir bozguna uğramadığı ama ruhun bir nebze de olsa arındığı bu final, akıllarda kalıcı bir iz bırakıyor.