Filmin anlatı yapısı, yıllar boyunca ortadan kaybolan ve bir gizem perdesinin arkasına saklanan Vadim Baranov’un, sessizliğini bozarak hikayesini Amerikalı bir gazeteciye (Jeffrey Wright) anlatması üzerine kuruluyor. Bu röportaj/hesaplaşma formatı, filmin felsefi boyutunu derinleştiriyor. Baranov’un geçmişte aldığı kararları, kurduğu kanlı sistemi ve rejimin en karanlık sırlarını bir bir itiraf etmesi, filmi sadece bir politik gerilim değil, aynı zamanda günah çıkaran bir dehanın epik son sözleri haline getiriyor.