Aroha karakteri, korku sinemasının klasik "çığlık atan kurban" prototipini yıkarak, zekasını, antropolojik bilgisini ve kabile geçmişinden gelen içgüdülerini birer silaha dönüştüren dirençli bir figür olarak parlıyor. Film, onun bu hayatta kalma mücadelesini aynı zamanda kendi soyunun geçmişte uğradığı kolektif travmalarla ve kimlik kaybıyla yüzleşmesi olarak işliyor. Karakterin korkularını ezip bir savaşçıya dönüşme süreci, filme çok güçlü bir dramatik ve sosyolojik omurga kazandırıyor.