Los Angeles'ın gökdelenlerinden, ultra lüks malikanelerinden günübirlik çalışanların koşturduğu Hardware Heaven gibi hırdavat mağazalarına uzanan geniş bir mekansal yelpazeye sahip olan film, izleyiciyi yüksek bir şehir temposunun içine bırakıyor. Telsiz kayıtları, melek dünyasının sıra dışı tasvirleri ve aniden patlayan absürt diyaloglar filmin ritmini daima diri tutuyor. Sinematografisindeki renk paletinin canlılığı ve karakterlerin içine düştüğü klostrofobik çıkmazlar, seyirciye bir yandan kahkaha atarken bir yandan da nefes nefese bir zaman yarışını takip ediyormuş hissi veriyor.