Saga ve kocası Jon, şehirdeki hayatlarını arkalarında bırakarak Saga'nın büyükannesinden kalan orman evine taşınırlar. İlk bebeklerinin doğumuyla taçlanan bu yuva, çok geçmeden çözülmesi imkânsız psikolojik ve gizemli bir düğüme dönüşür. Anne, kundaktaki bebeğin geceleri dönüştüğü korkunç formu kendi gözleriyle gördüğünde, evdeki hayatta kalma mücadelesi resmi olarak başlar.